Türkiye Çay Sektörü Sorunları ve Çözüm Önerileri

Ülkemiz insanının % 90’dan fazlasının tükettiği Sabah kahvaltısından, misafir ikramlarına, dinlenme
anlarından, sohbet ortamlarına kadar gündelik yaşamımızın vazgeçilmez arkadaşı olan Çay Dünyada
2000 yıldan fazla bir zamandır tüketilmesine rağmen ülkemize
1938-1940 yıllarında Merhum Zihni
Derin (Zihni Hoca) öncülüğünde bir ekip tarafından Rize’de üretilmeye başlanmıştır. 1945’e kadar Türk
Çaycılığının gelişme dönemidir.
1950-1970 dönemi
her bakımdan en verimli dönemlerdir. Bu yıllarda üretilen Çaylar ülkemizi Çay
ithalatı için döviz ödemekten kurtarırken, bölge insanına önemli gelir getirerek, bölgede yaşam
standardının ve sosyal refahın gelişmesini sağlamıştır.
1950-1970 yılarında üretilen çaylar Londra Laboratuvarlarında yapılan tahlillerde çok kaliteli Çay olarak tespit edilmişlerdi. Dünya’da üretilen en kaliteli Çaylar arasında yerini alan Türk Çayı ülke ekonomisi için Stratejik ürün konumuna gelmiştir. 1970’li yıllardan sonra bu durum bozulmaya başlamış, kaliteden ciddi tavizler verilmiş, bunun sonucu talep fazlası ürün ortaya çıkmış, giderek stoklar artarken Çayın Bölge Ekonomisine getirisi azalmaya başlamıştır. 1984 yılında Çay Üretimi özel sektöre de açılmıştır. Bu yıllarda Fizibilite yaptıran Ülkemizin tanınmış büyük özel sektör firmaları, Aynı zamanda kamu kesiminin de üretim yaptığı bir alanda Yaşçay Tarımını Siyasi ve Sosyal bir ürün olarak değerlendirip, böyle bir üründe devletle birlikte üretim yapmanın Ticari Realiteye aykırı olduğunu yorumlayarak Çay Sektörüne yatırım yapmamışlardır. Dünya Çay pazarında çok ciddi paya sahip uluslar arası bir firma 1 fabrikayla üretime girmiş, (Lipton Dünya Çay pazarının yaklaşık % 13’üne sahiptir) bunun dışında 2 firma büyük kapasiteyle Devlet desteğiyle çay sektörüne girmiştir. 1994’lerde siyaset -bürokrasi-sendika ve banka dörtgeninin kıskacında kendi yönetim hataları da eklenince bu iki firma çökmüştür. En büyük mağduriyeti bu
firmalara Yaşçay satan müstahsiller yaşamıştır.
Bu gün Çay sektöründe faaliyet gösteren irili ufaklı
200’den fazla firma bir çoğu kendi yaşçayını işleyip satabilmek için üretici ortaklıklarıyla kurulmuştur.
Üretimde hızla gelişen firmalar profesyonel pazarlama konusundaki bilgisizlikleri ve sektörün
yapısındaki zorluklar nedeniyle pazarlamada yeterli başarıyı gösterememiştir. Aşağıda Çay Borsası
bahsinde de belirteceğimiz gibi Özel sektörün disipline edilebilmesi ve daha profesyonel bir yapıya
kavuşturulması için bir takım önlemlere ihtiyaç vardır. Ancak 1984’lerde ülkemizdeki büyük şirketlerin
çay sektörü için öngördüğü olumsuzlukların hepsi yaşanmış, Çay’da özel sektör kurulduğu günden
itibaren çok ciddi bürokratik ve siyasi baskı ve engellemelerle karşılaşmıştır. Hiçbir genel veya özel
uygulamayla desteklenmeyen özel sektör Çay Fabrikaları her türlü olumsuzluğa rağmen ayakt
a kalmayı başarmış ve 2001 yılında Çaykur’un 547.000 Ton yaşçay üretimine karşın Özel Sektör 350.000 Ton
Yaşçay üretebilmiştir.
Çaykur ise tanınmış markaları ve çok büyük
fiziki varlıklarıyla özünde güçlü konumda olmasına
rağmen ülkemizdeki K.İ.T.lerin b
ilinen yapıları gereği sıkıntılı durumdadır.
Çay sektörünün bu günkü durumuna baktığımızda;
1-Çay’ın getirisi
önemli oranda azalmıştır.
2-Yaşçay bedelleri zamanında ödenemiyor.
3-Stoklar gereğinden fazladır,
4-Tanıtım ve ihracat yetersizdir.
5-Sanayici önünü göremiyor, karamsardır ve moralsizdir.
6-Müstahsil büyük mağduriyet yaşamaktadır.
7-Tüketiciye sunulan ürün, arz fazlası nedeniyle ülkemiz ekonomik koşullarına göre gereğinden
ucuzdur.
1-Hedeflediğimiz Çay Sektörü;
1.1-Halen ülkemizde tüketim 170.000 ton/yıldır. Mevcut
yaprak esasen 650 Bin Tondur. (Yaprak
kalitesine riayet edersek) bu durumda yılda ancak 145.000 Ton kaliteli üretim yapabiliriz. Kaliteli
yaşyaprak üretimi daha da artırılmalıdır. (verimliliği art
ırarak, dağlık kesimlere yeni dikim yaparak)
Sahil kesiminde denizden 300 metre paralelden söküm düşünülebilir.
1.2 % 10 fazlasıyla üretim yapan bir sektör. (Tarım ürünlerinde
% 10 fazla üretim
denk üretim kabul
edilmelidir)
1.3 Ürün çeşitlemesi ve tanıtım sayesinde üretimin en az % 15’inin ihraç edilmesi.
1.5 Satılan ürün bedelleri üreticiye 90 gün içinde ödenebilmeli daha sonra yapılacak çalışmalarla ödeme
vadeleri 30 güne çekilmelidir.
1.6 Üreticinin eline geçen paranın 30-35/Kg
Centten aşağı düşmemesi için gerekli önlemler alınmalı.
1.7 Bu sistem dönemler itibariyle bozulmadan sürekli kılınacağı teknik altyapıya
kavuşturulmalıdır.
1.8 Ülkemizde Yıllık Çay tüketimi yaklaşık 170.000 Tondur. Halen 800-950 Bin ton yaş yaprak ha
sat etmekteyiz. İdeal kalitede kuruçay üretilebilmesi için Standart kalitede 650 – 700 bin ton yaşçay yaprağı
hasat edebiliriz. Yaprak kalitesi mutlaka sağlanmalıdır. Böylece kalite yükselirken, maliyetler azalacak,
üretim-tüketim dengesi sağlanmış olacaktır.
2-Bu hedeflere varılabilmesi için yapılması gerekenler;
2.1 Kısa Vadede;
a-Öncelikle Çay Üst kurulu kurulmalıdır. Üst kurul Çay üretimindeki taraflar (kamu-Özel) temsilcileri,
ilgili meslek örgütlerinin temsilcileri ve sahasında uzman bilim adamlarından oluşturulmalı. Bu kurul çay sektöründe yaşanan ihtilafları çözüme kavuşturmalı, Çay Sektörünün verimliliği için gerekli çalışmaları belirlemeli, takip ve denetlemelidir.
b-Üreticiye Doğrudan gelir desteği sağlanmalıdır.
Faydaları;
1-Üretici
maddi yönden desteklenmiş olacaktır.
2-Ürünün tamamı kayıt altına alınmış olacaktır. Bu sayede devletimiz destek olarak üreticiye verdiği
parayı ürünü işleyen, satan sinai ve ticari kuruluşlardan vergi olarak geri almış olacaktır
3-Ürünün tamamı kayıt a
ltına alındığı için her açıdan (kalite, alım, satım) ürün denetlemesi mümkün
olacaktır.
4-Üretimle ilgili her türlü ıslah, kalite, verimlilik çalışmaları destek şartına bağlanarak sağlanmış
olacaktır.
5-İşletmelerin maliyetlerini hafifletecek, kar eden i
şletmelerin ihracat şansı doğacaktır.
6-Maliyetler düşünce son zamanlarda öne çıkan Yeşil Çay üretme imkanımız doğar.
7-Doğrudan Gelir Desteği arazi bazında değil ürün bazında
yapılmalıdır.
8-Dünyanın Bütün gelişmiş ülkelerinde üretici ürün bazında
desteklenmektedir. AB bütçesinin yaklaşık
% 50’si tarımsal desteklere ayrılmıştır.
9-Avrupa Birliği içinde sadece Türkiye Çay üretmektedir. Kalitemizi yükseltip maliyetlerimizi
düşürebilirsek A.B. ülkelerine
Gümrüksüz olarak sadece bizim çay satma hakkım
ız doğar.
c-Kuruçayda K.D.V oranları % 4’e indirilmelidir. Genelde tarımsal sanayi ürünlerinde K.D.V oranları
düşüktür. Örneğin Buğday, Buğday Unu, Fındık, Fıstık v.b. gibi ürünlerde K.D.V % 1’dir. Çay Temel Gıda
maddesi olarak halkımızın ihtiyaçları için % 1 K.D.V ‘ye tabi bu ürünlerden önceliklidir.
Tarımsal sanayide % 1 düşük bir orandır. Çünkü işletmelerin üretimde kullandıkları yardımcı maddeler için
ödedikleri K.D.V’lerden doğan mahsupları vardır. Bu nedenle biz çay için % 4 K.D.V’yi makul olarak
görmekteyiz.
d-Hasatta Yaşyaprak kalitesi mutlaka sağlanmalıdır.
Faydaları;
1-Daha kaliteli üretim yapılacaktır.
2
Üretim maliyetleri düşecek, verimlilik artacaktır.
3
Kuruçay ihracat şansı artacaktır. Komşularımızın genelde
çok Çay tüketen ülkeler
olması bizim için
bir avantajdır.
4
Üretim
Tüketim dengesi kurulacaktır.
5
İç tüketim artacaktır.
2.3 Orta Vadede İse;
a
Gençleştirme budaması projesi bahçe ve bitki yenilemesine dönüştürülmelidir.
Faydaları;
1
Uzun yıllar kullanılan gübrelerin et
kisiyle verimsizleşen toprak yeniden işlenerek yapısı
güçlendirilecektir.
2
Bilimsel olarak üretilecek fidelerle daha kaliteli ve birim alanda daha çok üretim sağlanacaktır. Bu
sayede üreticinin geliri artacağından kalite ve verimlilik çalışmaları kolayl
aşacaktır. Çay alanlarını
sınırlandırıp alternatif ürün şansımız yükselecektir.
b
Doğal Çay üretimi için proje geliştirilmelidir. Gelişmiş ülke toplumlarında doğal ürünlere büyük bir
yöneliş vardır. Doğal gıda üretimi için özel projeler geliştirilmekte
ve doğal ortamda üretilen organik
ürünler diğer ürünlere göre çok daha yüksek fiyatlarla satılmaktadır. Doğal çayı sadece Türkiye
üretebilir. (Japonya’daki kendileri için ürettiklerini saymazsak) Dünyada Çay İhraç eden başlıca
ülkelerde çok sıcak ve nemli
olan iklim koşulları nedeniyle yaşçay yaprağında bakterileşme oluşmakta
haşere ile mücadele için yaşçay yaprakları bahçede kimyasal ilaçlarla ilaçlanmaktadır.
(Yabancı Menşeli Çayların taşıdığı Pestisidlerin listesi EK’te sunulmuştur. Uluslar arası hukuki
sorun
doğmaması için ülke adları verilmemiştir.) Şu an kurulma aşamasında olan Rize Ticaret Borsası
Laboratuvarları
tamamlanınca bu tahliller belgeli olarak çıkarılıp tüketiciler aydınlatılacaktır.
Bizim ülkemizde ise Çay Bölgesinde
kışın 0 veya 0’ın
altına düşen hava sıcaklıkları sayesinde iklim
koşulları bahçeyi sürekli temizlemekte ve kesinlikle hiçbir zaman bakterileşme olmamaktadır.
Biz Türk çaycılığı olarak sadece kullandığımız gübrenin yapısını değiştirmek suretiyle bunu
başarabiliriz.
2.3.3
Yurtiçinde
ve yurtdışında tanıtım yapılmalıdır.
a
Ülkemizde Doğu ve Güneydoğu bölgemizde geçmişten gelen alışkanlıklarda yabancı menşeli çaylar
çoğunlukla tüketilmektedir. Bu bölgelerimiz için özel tanıtım çalışmaları geliştirilmelidir.
b
Özellikle geli
şmiş ülkelerde,
doğal ortamda üretilen Çaylar çok iyi tanıtılmalıdır.
Çay sektöründe üretim ve pazarlama bazındaki firmaların karmaşıklığı yüzünden (kamu
özel) tanıtım
organizasyonları için bütün firmaların katılımıyla ortak bir organizasyon gerçekleştir
ilmelidir. Taraflar
olumlu bakarsa bu organizasyonu Çay Borsası yapabilir.
c
Tanıtım ve Pazarlama organizasyonları yetersizdir.
2.3.4
İhracat ;
Türkiye Çay İhracatında Başarılı olamamıştır.
Nedenleri;
a
Ülkemizdeki Çay üretim tipi damak tadına çok
uygun olmasına rağmen Dünyada genel olarak
alışılmış damak tadından biraz farklıdır.
b
Ülkemizdeki hayat standardı diğer Çay üreten ülkelere göre yüksektir. Buna bağlı olarak ve diğer bazı
teknik nedenlerle maliyetlerimiz diğer ihraç ülkelerinin maliyetle
rine göre çok yüksektir.
c
Devletimiz Çay ihracatı için zaman zaman sadece Çaykur’u desteklemiştir. Çaykur ise Dünya
pazarlarına girmek bakımından K.İ.T yapısından kaynaklanan bazı zorlukları vardır.
d
Yıllar itibariyle üretim kalitesinden verdiğimiz taviz
ler Dünya Pazarlarında aleyhimize işlemiştir.
e
Özel sektörün ihracat yapabilmesi için teşvik programı düşünülmelidir.
2.3.5
İthalat;
Ülkemiz 170.000 Tonluk pazarıyla geniş Pazar potansiyeline sahiptir. Bu nedenle ülkemizde ihtiyaçtan
fazla çay üretilme
sine rağmen diğer ülkelerde var olan ucuz çaylar nedeniyle devamlı ithalat baskısı
altında kalmaktayız. Normalde Çay İthalatı serbesttir, yasal yollardan vergisini ödeyerek isteyen firma
istediği kadar çay ithal edebilir. Ancak; geçtiğimiz yıllarda Sınır T
icareti, Yolcu Beraberi zati Eşya
muafiyeti, Dahilde İşleme Rejimi, hariçte işleme rejimi, transit geçiş ve ithalat gibi uygulamalar istismar
edilerek, vaz ediliş gayelerinin dışında yurda gümrüksüz çay getirmek için
kullanılmışlardır.
Hükümetimiz bunlar
ı görmüş ve
gerekli önlemleri alarak
belli gayeler için vaz edilmiş uygulamaların
ülke ekonomisi aleyhine istismarını önlemiştir. Bu defa 10 Cent
20 Cent/Kg gibi fiktif fiyatlar
Gümrüklerimize beyan edilerek, hileli yollarla gümrük vergileri düşürülmek
istenmiştir. Dünya Çay
Fiyatları ortalamasına ve son 10 yılda ülkemize ithal edilen Çay fiyatları ortalamasına baktığımızda
ithalatta 2 USD/Kg eşik fiyat uygulaması makuldür. Bu GATT anlaşmalarına
aykırı değildir. GATT
Serbest Ticaret kurallarını benimsem
ekle birlikte üye ülkelerin ulusal endüstrilerini dış ticarete karşı
koruyabileceklerini kabul etmektedir. Nitekim Dünya’da Liberal ekonominin öncüsü A.B.D. bizim
ülkemize tekstil kotası uygulamaktadır.
27.08.1993 tarihinde
yürürlüğe giren
GATT VII madd
esinin uygulama anlaşmasına göre ”ithal edilen
eşyanın gümrük kıymeti eşyanın satış bedelidir” bu durumda ürün kendi ülkesinde üretilip satılan
gerçek fiyattan beyan edilmelidir. Dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen 10
20 Cent/Kg
gibi düşük
fiyatlarla Çay
beyan edilirse bu beyan ya gerçek dışıdır yada
sübvanse edilmiştir. Bu durumda ithal
ülkesinin kendi
sanayisini koruyabilmek için telafi edici vergi koyma hakkı doğmaktadır.
Gümrük vergilerinin yüksek olduğu şikayet edilmektedir ki
bu itiraz haksızdı
r. Şöyleki;
1995 DTÖ
Tarım anlaşmalarını
111 ülkeyle birlikte bizim ülkemizde imzalamıştır. O günün şartlarında ülkemiz
ürün bazında gerekli vergileri koyarak 2004 yılına kadar bu oranların belli seviyelere çekilmesini 111
ülkeyle taahhüt ve kabul etmişt
ir.
Çay sektörü olarak 2004 yılında yürürlüğe girecek D.T.Ö anlaşmasına itirazımız yoktur. Bu anlaşmaları
zorlayarak daha erken daha yüksek oranlarda indirim talepleri;
ülke ekonomisi aleyhine, birkaç
firmanın daha çok kar etme gayretleridir.
Rize Gümrü
ğü ithalat için Çay İhtisas Gümrüğü ilan edilmelidir. Diğer yandan Gümrük Müsteşarlığımız
09.10.2000 tarih ve 30367 sayılı yazısı ile Rize Ticaret Borsası’na Çay İthalatının sadece İstanbul Gıda
ürünleri ihtisas gümrüğünden yapılacağına dair tebliğin hazır
lanarak Başbakanlığa gönderildiğini
yazmıştır. Bu tebliğ halen yayınlanmamıştır.
İthalatta uygunluk belgeleri için Tarım bakanlığımız Çay Tahlillerinde daha titiz davranmalıdır.
3
ÇAY BORSASI
Rize Ticaret Borsası Çay Borsası ilan edilerek faaliyet al
anı Bütün Türkiye ilan edilmelidir.
Faydaları;
a
Çay Borsası içinde Satış Salonu oluşturulacak alıcı ve satıcı buluşturulacak alım
satım işlemleri
kolaylaştırılacaktır.
b
Müzayede şeklinde yapılan salon satışlarıyla kaliteli ürünlerin değer bulması sağl
anarak böylece
kaliteli üretim teşvik edilecektir.
c
Çok karmaşık bir yapı sergileyen üretici firmalar disipline edilecek, daha derli toplu hale getirilecektir.
d
Borsa sistemi içinde getirilecek denetim mekanizmalarıyla müstahsilin yaşçay bedellerini taah
hüt
edilen zamanda tahsil etmesi sağlanacak, müstahsili koruyan müesseseler geliştirilmiş olacaktır.
e
Kuru Çay satışı düzenli bir sisteme bağlanınca müstahsillerinde işletmelere sahip olup kendi çayını
üretip pazarlama arzusu gelişecektir.
f
Güçlü bir kur
uluş olarak Çay Borsası bütün bu rapor çerçevesinde belirtilen hususların takibi ve
uygulaması için etkili çalışmalar yapacaktır.
g
Standart kalitede Çayların piyasaya sunumunu sağlayarak; ithal
veya yerli Standart dışı çayların
piyasaya sunumunu engel
leyecek bu konuda basın yayın kuruluşları aracılığı ile tüketiciyi
bilinçlendirecektir.
h
Gelişmiş batı toplumları kendi tarımını güçlendirmekte az gelişmiş yada gelişmekte olan ülkelerin
tarımlarını kontrol altına alarak bunun rantını kazanmaktadırlar. Ç
ayda da çay üreten Srilanka,
Hindistan gibi ülkeler mağdur, bu ülkelerin çayını pazarlayan gelişmiş batı ülkeleri çok para
kazanmaktadırlar. Türk Çaycılığı içinde aynı emeller beslenmektedir. Biz Türkiye olarak siz
büyüklerimizin sayesinde gerekli reformla
rı hızla gerçekleştirip. Kendi
imkânlarımızı
iyi
değerlendirirsek
çayımızın Dünya pazarlarına girmesi bakımından gelişmiş ülkeler
grubuna gireriz.
Özel sektör konsepti çok geniş bir kavramdır. Ülkemizin herhangi bir yerinde sınırlarımızdan sızan veya
yerli firmalardan satın alınan Standart dışı çayı satan çok küçük bir firma dahi Türk Çaycılığının ve
Rize’nin adını kötüye çıkarmaktadır. Özelikle dökme çayların Borsa denetiminde satılarak standart dışı
çaylar konusunda tüketici aydınlatılmış olacak cidd
i ve dürüst firmalara yapılan haksızlık giderilmiş
olacaktır.
i
Üretim izni olmayan, teknolojik ve hijyenik yönden yetersiz olan firmaların üretimleri engellenecek,
bu tür tesislerde üretilen çayların Borsa’da satışına izin verilmeyecektir.
Bütün
b
unların
sağlanması için dökme çayda K.D.V.’nin %4’e indirilmesi Çayın Borsada satılma şartına
bağlanmalıdır

Anne

Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir çocuk varmış…
Bir gün Tanrı’ya sormuş;
“Tanrım beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler, fakat ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım?”
“Tüm melekler arasında senin için bir tanesini seçtim, o seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana her gün şarkı söyleyecek, ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacsaksın.”
“Peki insanlar bana bir şey söylediklerinde dillerini bilmeden, söylediklerini nasıl anlayacağım?”
“Meleğin sana dünyada duyabileceğin en tatlı ve en güzel sözcükleri söyleyecek, sana konuşmayı, dikkatle ve sevgiyle öğretecek.”
“Peki ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım?”
“Meleğin sana ellerini açacak, bana dua etmeyi öğretecek.”
“Dünyada kötülükler olduğunu da duydum, beni onlardan kim koruyacak?”
“Meleğin seni kendi hayatı pahasınada olsada koruyacak.”
“Fakat ben seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm.”
” Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve ulaşmanın yolunu öğretecek.”
O sırada cennettte bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır.Çocuk gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar;
“Şimdi gitmek üzere isem, Benim meleğimin adı ne?”
“Meleğinin adının hiç bir önemi yok yavrum, sen onu “ANNE” diye çağıracaksın”………..


“Yıkın diktiğiniz heykellerimi”

Ey Milletim,
Ben, Mustafa Kemalim
Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim,
Hala en hakiki mürşit, değilse ilim,
Kurusun damağım, dilim.
Özür dilerim
Unutun tüm dediklerimi,
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi

Özgürlük hala,
En yüce değer
Değilse eğer
Prangalı kalsın diyorsanız, köleler
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi

Yoksa, çağdaş medeniyetin bir anlamı,
Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı,
Baş tacı edebiliyorsanız
Sanatın içine tüküren adamı
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi

Yetmediyse acısı, şiddetin, savaşın.
Anlamı kalmadıysa
Yurtta sulh, dünyada barışın.
Eğer varsa ödülü, silahlanmayla yarışın.
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi.

Özlediyseniz fesi, peçeyi.
Aydınlığa yeğliyorsanız, kara geceyi.
Hala medet umuyorsanız
Şıhtan, şeyhten, dervişten.
Şifa buluyorsanız,
Muskadan, üfürükçüden
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın, diktiğiniz heykellerimi

Eşit olmasın diyorsanız, kadınla erkek
Kara çarşafa girsin diyorsanız,
Yobazın gazabından ürkerek
Diyorsanız ki, okumasın
Kadınımız, kızımız;
Budur bizim alın yazımız
Unutun tüm dediklerimi.
Yıkın diktiğiniz heykellerimi

Fazla geldiyse size, hürriyet, cumhuriyet
Özlemini çekiyorsanız,
Saltanatın, sultanın
Hala önemini anlayamadıysanız,
Millet olmanın&
Kul olun, ümmet kalın,
Fetvasını bekleyin, şeyhülislamın
Unutun tüm dediklerimi.
RAHAT BIRAKIN BENİ


Endüstri Mühendisi ve Tekstil Sektörü

Endüstri Mühendisliği ve tekstil sektörü öncelikle ülkemizde endüstri mühendislerinin çalıştığı sektörleri sonuçlarına bakarak yazımıza başlayalım.

Endüstri Mühendislerinin Çalıştığı Sektörler

  1. %13 Otomotiv
  2. %10 Tekstil
  3. %10 Üretim & Endüstriyel Ürünler
  4. %6 Bilişim
  5. %4 Finans

Tekstil sektöründe çalışan endüstri mühendisi sonuçları %10 olarak bir dilim. Birde Endüstri mühendisleri hangi departmanlarda çalışır ona bakalım.

Endüstri Mühendislerinin Çalıştığı Departmanlar

  1. %19 İş Geliştirme ve Planlama
  2. %13 Üretim ve İmalat
  3. %11 Mühendislik
  4. %6 Kalite
  5. %6 Yönetim

Büyük bir kısmı iş geliştirme ve planlama departmanlarında çalışmak üzere aranıyor. Tekstil sektöründe ise bu planlama iş geliştirme nasıl oluyor peki biraz bundan bahsedelim.

Bir tekstil firmasında dikim bölümünde çalışıyorsanız iplik kısmından tutun boyama baskı ve kesime kadar sizi ilgilendiriyor, benim işim sadece dikim gerisi beni ilgilendirmez diyemiyorsunuz diğer imalat işleri aksar ve size gelmezse dikecek ve sevkıyat yapabileceğiniz her hangi bir ürün olmuyor ne yazık ki :)

Örneğin elinizde 50,000 adet bir Tişört siparişiniz var planlama ve iş geliştirmeci olarak sizin önünüze geldi sipariş formu, ne zaman dikileceği ve sevkıyat olacağı sipariş formunda yazıyor sizde elinizdeki işlerin yoğunluğuna göre dikim hazırlıklarını planlıyorsunuz. Bu planınızın ilk yapılması gerektiği tabi ki siz sadece bu tişörtün sadece dikim kısmının planlamasını yapıyorsunuz ama sizin tüm imalathanelerin planlamasını yapmanız gerekli en azından orada planlama yapan diğer takım arkadaşınızla ortak çalışmanız gerekli. Diğer tarafta küçük bir aksama sizin ve müşteriye ulaşmasına engel olmaya fazlasıyla yetecektir. Buda yönetim tarafından sizin kötü bir planlamacı olduğunuzu gösterir, siz benim ile ilginiz yok deseniz de aynı gemide olduğunuz için hepinizi etkileyecektir. Bu şekilde yaşanan bir aksaklığı telafi etmek için müdürünüz son kısım olan dikim bölümünün daha hızlı ürün çıkartmasını ister verimi elinizden geldiği kadar artırmak için uğraşır bandlarınızın adetlerinin yükseltilmesi istenir, daha öne aynı tişörtün dikiminde saatte 200 veren bir bandın yetişmesi için 250 verilmesi istenir aynı kişi sayısı ile bunun olma olasılığı çok düşüktür, şayet kaliteli ve düzgün tişörtler çıkartmak ise amacımız. Bu rakamları çıkarttık diyelim kalitede %10-20 gibi tamir işi çıkar ise sizin yapmış olduğunuz performans artırımının hiç bir anlam ve önemi kalmayacaktır. Bunların yaşanmaması için genel bir planlama ve çok iyi bir takım çalışması gereklidir, siz elinizden geldiğince planlarınızı düzgün yapın tek bir imalat olarak hiç bir önem taşımaz.

Bitti mi işimiz kumaş gelince peki ?

Biter mi, ipliği, biyesi, aksesuarı (düğme, fermuar vb), etiketi, yıkama talimatları, paketleme için poşeti, kolisi ve birde koli bandı :) bunların temini sizin planlamanız da yer alıyor, bir tanesi olmaması demek işlerin aksaması hatta durması demek oluyor.

Bir tişört de bulunması gereken tüm gereksinimleri tamamladıysanız artık üretime hazırsınız.

Sıra geldi bantların kurulumuna bunu damı biz yapacaz diyebilirsiniz ! Bilmenizde fayda var kötü bir bant kurulumu günlük çıkacak adetlerin düşmesini sağlar buda sizin planlamanızı etkileyecektir. Düzgün bir bant kurulumu kaliteli ve hızlı üretim demektir. Bantlarınızı kurdunuz ve üretim başladı işin kaç günde biteceğini artık kesin olarak hesaplayabilirsiniz, nasıl mı bantlarda çalışan arkadaşların yaptıkları 10-15 işten alacağınız etütler ile, iyi bir etüt size kesin verileri verir bu verilerle ile ne yapmanız gerektiğini daha net görürsünüz. Yapılan etütler size banttaki aksaklıkları gösterir sizinde böylelikle doğru şekilde müdahale etmenizi sağlar. Günlük ve saat başında gelen adetleri takip ederek planlamanızı sonuçlarını gözlemleyebilirsiniz. Günlük adetleriniz belirlediğiniz gibiyse rahatsınız demektir. Ürün bantlarda dikilmesiyle işler bitmez tabiki bunun ütüsü kalitesi paketlenmesi ve kolilenmesi aşamaları vardır. Dikim sürdükçe bu aşamalar devam eder bu kısımlarından aynı planlama içerisinde takip edilmesi gereklidir. Planladınız mı gerisi artık takip ve izlemedir. Zevkli kısmı bu sanırım her şey istediğiniz gibi sorunsuz gidiyorsa tabiki :)

Tekstil sektöründe Endüstri mühendisi iseniz bu yazdıklarıma yakından şahit olmuşsunuzdur…

Planlama ilgi, takip, gözlemleme ve kendi gözün ile görmeden hiç bir şeye inanmama demektir :)

 


Küsmek Nedir ?

Küsmek nedir bilir misin?

Küsmek dürüstlüktür.
Çocukçadır ve ondan dolayı saftır.
Yalansızdır.
Küsmek; ‘seni seviyorum’dur.
… … Vazgeçememektir.
Beni anlatır küsmek. Kızdım ama hala buradayımdır,
Gitmiyorumdur, gidemiyorumdur.
Küsmek; nazlanmaktır, yakın bulmaktır,
Benim için değerlisindir.
Küsmek, sevdiğini söyle demektir..hadi anla demektir.
Küsmek; umuttur, acabaları bitirmektir,
Emin olmaktır.

Endüstri Mühendisliği Nedir, Endüstri Mühendisi Ne İş Yapar

Endüstri Mühendisi ne işe yarar denilmesinden bıktım :)  İşte size ayrıntılı olarak anlatıyorum….

Endüstri Mühendisliği Nedir ?

Öncelikle endüstri mühendisliğinin tanımını yapmakta fayda var. Endüstri mühendisliğininin tanımını tek bir cümlede yapmak oldukça zordur gibi bir klişeye girmeden, Endüstri Mühendisliği nedir ve Endüstri Mühendisi kimdir sorularına cevap verelim:

Endüstri Mühendisliği mal, ürün ve hizmetlerin verimli bir şekilde üretim ve dağıtımının yapılmasını; makina, iş gücü, hammadde, bilgi, enerji, çevre ve para gibi kısıtlı kaynaklardan oluşan endüstriyel sistemlerin tasarımını, işletilmesini, yönetilmesini, ve bu sistemlerin  üretkenliğinin ve rekabet gücünün geliştirilmesini sağlayan mühendislik dalıdır.

Tanımda aslında Endüstri Mühendisliği bölümünde okutulan tüm derslerin bir özeti mevcuttur. Endüstri Mühendisleri çalışırken, bir işyerinin nasıl çalıştığını inceler ve daha etkin ve verimli çalışabilmesi için olanakları araştırır.

Endüstri Mühendisliği İş Alanları – Endüstri Mühendislerinin Çalışabileceği Sektörler

Endüstri Mühendisleri birçok sektörde çalışabilirler

Endüstri Mühendislerinin çalışabileceği iş alanları ve sektörler oldukça fazladır. Hemen hemen tüm sektörlerde çalışabilir bir Endüstri Mühendisi desek çok da yanlış olmaz herhalde. Endüstri Mühendisliğinden mezun olduktan sonra büyük ihtimalle okulda okuduğunuz derslerin birçoğu işinize yaramayacaktır, ancak o derslerin insana kattığı vizyon ve bakış açısı, sektörde Endüstri Mühendislerine olan rağbeti oldukça artırmaktadır.

Bankacılık Sektörü: Endüstri mühendisleri bankacılık sektöründe oldukça yoğun çalışmaktadır. Bankalarda müfettiş yardımcısı ya da genel müdürlük ve şubelerde KOBİ bankacılığı, risk yönetimi, satış ve pazarlama gibi alanlarda iş bulabilmektedirler.
Yazılım Sektörü: Yazılım sektörü endüstri mühendisliğinin yıldızının parladığı bir bölümdür. Endüstri mühendisi iseniz yazılım sektöründe iş bulmanız pek de zor değildir. Yazılım analisti, iş analisti, yazılım testçisi gibi işlerde genelde endüstri mühendisleri tercih edilmektedirler.

 

Otomotiv Sektörü: Otomotiv sektöründe üretim planlama, satınalma, tedarik, lojistik gibi alanlarda çalışılmaktadır.

Hızlı Tüketim Malları Sektörü: Son yıllarda çok rağbet gören bir sektördür. Kola, çikolata, cips gibi gündelik tüketilen ürünleri üreten ve satan, PG, Unilever, Ülker, Eti, Pepsi, CocaCola gibi firmalarda üretimden satışa birçok alanda çalışılabilir.

Danışmanlık Sektörü: Danışmanlık sektörü Endüstri Mühendisleri için oldukça popüler bir sektördür. İş analisti vb. gibi görevlerde çalışmaktadırlar.

Kamu Sektörü: Endüstri Mühendisleri devlette de oldukça fazla çalışma imkanına sahiptir. EPDK, BTK, TİB, Rekabet Kurumu, Kalkınma Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, KOSGEB gibi birçok kamu kurumunda endüstri mühendisleri çalışmaktadırlar.

Diğer Sektörler: Burada açını açıkça yazmadığımız sağlıktan turizme hemen her sektörde Endüstri Mühendisleri satış, pazarlama, iş analizi, üretim planlama, lojistik, finans, insan kaynakları gibi alanlarda çalışabilirler.

Bu vesileyle Endüstri Mühendisi Ne İş Yapar sorusuna da cevap vermiş olduk. Genelde çalışırken yapılan iş, işyerinde öğrenildiği için, önemli olan öğrenmeye açık bir vizyona sahip olabilmektedir ve Endüstri Mühendisleri bu vizyona fazlasıyla sahiptirler.

Endüstri Mühendisliği Nasıl Bir Bölümdür – Endüstri Mühendisliğinde Alınan Dersler

Endüstri Mühendisliği doğruyu söylemek gerekirse İşletme gibi bir bölüm değildir. Matematik bilgisinin yoğun olarak kullanıldığı bir bölümdür. Bu nedenle iyi bir sayısal beceri gerektirir.

Endüstri mühendisliği bölümünde alınan dersler limit, türev, integral, olasılık, lineer cebir, diferansiyel denklemler, istatistik gibi temel matematik dersleri, üretim planlama, lojistik, simulasyon gibi endüstri mühendisliği dersleri, seçmeli olarak işletme ve iktisat bölümlerinden temel dersler, temel bilgisayar programcılığı gibi bilgisayar mühendisliği derslerini içerir.

Endüstri Mühendisliği okurken genelde 2 yaz zorunlu staj, ve son sınıfta bitirme projesi yapılır. Sektörel iş deneyimi kazanmak adına oldukça faydalıdırlar.

Endüstri Mühendisliği Akademik Kariyer İmkanları

Endüstri Mühendisliği okuduktan sonra yurt içi ya da yurt dışında master ve doktora yaptıktan sonra üniversitede hoca olarak kalınabilir. Ayrıca akademik kariyeri işletme, iktisat, ekonomi ve finans alanlarında yapabilmek mümkündür.

 


  • Merhaba Dostlar;

    Levent Güven'nin Kişisel Bloguna Hoş Geldiniz, burada benim ve yaşadıklarım ile ilgili bilgilere ulaşabilirsiniz. İyi Sörfler :)

  • Son Yorumlar

    • Takvim

      Mayıs 2016
      P S Ç P C C P
      « Haz    
       1
      2345678
      9101112131415
      16171819202122
      23242526272829
      3031  
    • Copyright © 1999-2012 Levent Güven'nin Kişisel Web Sitesi. Tüm Hakları Saklıdır.