Endüstri Mühendisi ve Tekstil Sektörü

Endüstri Mühendisliği ve tekstil sektörü öncelikle ülkemizde endüstri mühendislerinin çalıştığı sektörleri sonuçlarına bakarak yazımıza başlayalım.

Endüstri Mühendislerinin Çalıştığı Sektörler

  1. %13 Otomotiv
  2. %10 Tekstil
  3. %10 Üretim & Endüstriyel Ürünler
  4. %6 Bilişim
  5. %4 Finans

Tekstil sektöründe çalışan endüstri mühendisi sonuçları %10 olarak bir dilim. Birde Endüstri mühendisleri hangi departmanlarda çalışır ona bakalım.

Endüstri Mühendislerinin Çalıştığı Departmanlar

  1. %19 İş Geliştirme ve Planlama
  2. %13 Üretim ve İmalat
  3. %11 Mühendislik
  4. %6 Kalite
  5. %6 Yönetim

Büyük bir kısmı iş geliştirme ve planlama departmanlarında çalışmak üzere aranıyor. Tekstil sektöründe ise bu planlama iş geliştirme nasıl oluyor peki biraz bundan bahsedelim.

Bir tekstil firmasında dikim bölümünde çalışıyorsanız iplik kısmından tutun boyama baskı ve kesime kadar sizi ilgilendiriyor, benim işim sadece dikim gerisi beni ilgilendirmez diyemiyorsunuz diğer imalat işleri aksar ve size gelmezse dikecek ve sevkıyat yapabileceğiniz her hangi bir ürün olmuyor ne yazık ki :)

Örneğin elinizde 50,000 adet bir Tişört siparişiniz var planlama ve iş geliştirmeci olarak sizin önünüze geldi sipariş formu, ne zaman dikileceği ve sevkıyat olacağı sipariş formunda yazıyor sizde elinizdeki işlerin yoğunluğuna göre dikim hazırlıklarını planlıyorsunuz. Bu planınızın ilk yapılması gerektiği tabi ki siz sadece bu tişörtün sadece dikim kısmının planlamasını yapıyorsunuz ama sizin tüm imalathanelerin planlamasını yapmanız gerekli en azından orada planlama yapan diğer takım arkadaşınızla ortak çalışmanız gerekli. Diğer tarafta küçük bir aksama sizin ve müşteriye ulaşmasına engel olmaya fazlasıyla yetecektir. Buda yönetim tarafından sizin kötü bir planlamacı olduğunuzu gösterir, siz benim ile ilginiz yok deseniz de aynı gemide olduğunuz için hepinizi etkileyecektir. Bu şekilde yaşanan bir aksaklığı telafi etmek için müdürünüz son kısım olan dikim bölümünün daha hızlı ürün çıkartmasını ister verimi elinizden geldiği kadar artırmak için uğraşır bandlarınızın adetlerinin yükseltilmesi istenir, daha öne aynı tişörtün dikiminde saatte 200 veren bir bandın yetişmesi için 250 verilmesi istenir aynı kişi sayısı ile bunun olma olasılığı çok düşüktür, şayet kaliteli ve düzgün tişörtler çıkartmak ise amacımız. Bu rakamları çıkarttık diyelim kalitede %10-20 gibi tamir işi çıkar ise sizin yapmış olduğunuz performans artırımının hiç bir anlam ve önemi kalmayacaktır. Bunların yaşanmaması için genel bir planlama ve çok iyi bir takım çalışması gereklidir, siz elinizden geldiğince planlarınızı düzgün yapın tek bir imalat olarak hiç bir önem taşımaz.

Bitti mi işimiz kumaş gelince peki ?

Biter mi, ipliği, biyesi, aksesuarı (düğme, fermuar vb), etiketi, yıkama talimatları, paketleme için poşeti, kolisi ve birde koli bandı :) bunların temini sizin planlamanız da yer alıyor, bir tanesi olmaması demek işlerin aksaması hatta durması demek oluyor.

Bir tişört de bulunması gereken tüm gereksinimleri tamamladıysanız artık üretime hazırsınız.

Sıra geldi bantların kurulumuna bunu damı biz yapacaz diyebilirsiniz ! Bilmenizde fayda var kötü bir bant kurulumu günlük çıkacak adetlerin düşmesini sağlar buda sizin planlamanızı etkileyecektir. Düzgün bir bant kurulumu kaliteli ve hızlı üretim demektir. Bantlarınızı kurdunuz ve üretim başladı işin kaç günde biteceğini artık kesin olarak hesaplayabilirsiniz, nasıl mı bantlarda çalışan arkadaşların yaptıkları 10-15 işten alacağınız etütler ile, iyi bir etüt size kesin verileri verir bu verilerle ile ne yapmanız gerektiğini daha net görürsünüz. Yapılan etütler size banttaki aksaklıkları gösterir sizinde böylelikle doğru şekilde müdahale etmenizi sağlar. Günlük ve saat başında gelen adetleri takip ederek planlamanızı sonuçlarını gözlemleyebilirsiniz. Günlük adetleriniz belirlediğiniz gibiyse rahatsınız demektir. Ürün bantlarda dikilmesiyle işler bitmez tabiki bunun ütüsü kalitesi paketlenmesi ve kolilenmesi aşamaları vardır. Dikim sürdükçe bu aşamalar devam eder bu kısımlarından aynı planlama içerisinde takip edilmesi gereklidir. Planladınız mı gerisi artık takip ve izlemedir. Zevkli kısmı bu sanırım her şey istediğiniz gibi sorunsuz gidiyorsa tabiki :)

Tekstil sektöründe Endüstri mühendisi iseniz bu yazdıklarıma yakından şahit olmuşsunuzdur…

Planlama ilgi, takip, gözlemleme ve kendi gözün ile görmeden hiç bir şeye inanmama demektir :)

 


Mabel Matiz – Sultan süleyman



Küsmek Nedir ?

Küsmek nedir bilir misin?

Küsmek dürüstlüktür.
Çocukçadır ve ondan dolayı saftır.
Yalansızdır.
Küsmek; ‘seni seviyorum’dur.
… … Vazgeçememektir.
Beni anlatır küsmek. Kızdım ama hala buradayımdır,
Gitmiyorumdur, gidemiyorumdur.
Küsmek; nazlanmaktır, yakın bulmaktır,
Benim için değerlisindir.
Küsmek, sevdiğini söyle demektir..hadi anla demektir.
Küsmek; umuttur, acabaları bitirmektir,
Emin olmaktır.

Endüstri Mühendisliği Nedir, Endüstri Mühendisi Ne İş Yapar

Endüstri Mühendisi ne işe yarar denilmesinden bıktım :)  İşte size ayrıntılı olarak anlatıyorum….

Endüstri Mühendisliği Nedir ?

Öncelikle endüstri mühendisliğinin tanımını yapmakta fayda var. Endüstri mühendisliğininin tanımını tek bir cümlede yapmak oldukça zordur gibi bir klişeye girmeden, Endüstri Mühendisliği nedir ve Endüstri Mühendisi kimdir sorularına cevap verelim:

Endüstri Mühendisliği mal, ürün ve hizmetlerin verimli bir şekilde üretim ve dağıtımının yapılmasını; makina, iş gücü, hammadde, bilgi, enerji, çevre ve para gibi kısıtlı kaynaklardan oluşan endüstriyel sistemlerin tasarımını, işletilmesini, yönetilmesini, ve bu sistemlerin  üretkenliğinin ve rekabet gücünün geliştirilmesini sağlayan mühendislik dalıdır.

Tanımda aslında Endüstri Mühendisliği bölümünde okutulan tüm derslerin bir özeti mevcuttur. Endüstri Mühendisleri çalışırken, bir işyerinin nasıl çalıştığını inceler ve daha etkin ve verimli çalışabilmesi için olanakları araştırır.

Endüstri Mühendisliği İş Alanları – Endüstri Mühendislerinin Çalışabileceği Sektörler

Endüstri Mühendisleri birçok sektörde çalışabilirler

Endüstri Mühendislerinin çalışabileceği iş alanları ve sektörler oldukça fazladır. Hemen hemen tüm sektörlerde çalışabilir bir Endüstri Mühendisi desek çok da yanlış olmaz herhalde. Endüstri Mühendisliğinden mezun olduktan sonra büyük ihtimalle okulda okuduğunuz derslerin birçoğu işinize yaramayacaktır, ancak o derslerin insana kattığı vizyon ve bakış açısı, sektörde Endüstri Mühendislerine olan rağbeti oldukça artırmaktadır.

Bankacılık Sektörü: Endüstri mühendisleri bankacılık sektöründe oldukça yoğun çalışmaktadır. Bankalarda müfettiş yardımcısı ya da genel müdürlük ve şubelerde KOBİ bankacılığı, risk yönetimi, satış ve pazarlama gibi alanlarda iş bulabilmektedirler.
Yazılım Sektörü: Yazılım sektörü endüstri mühendisliğinin yıldızının parladığı bir bölümdür. Endüstri mühendisi iseniz yazılım sektöründe iş bulmanız pek de zor değildir. Yazılım analisti, iş analisti, yazılım testçisi gibi işlerde genelde endüstri mühendisleri tercih edilmektedirler.

 

Otomotiv Sektörü: Otomotiv sektöründe üretim planlama, satınalma, tedarik, lojistik gibi alanlarda çalışılmaktadır.

Hızlı Tüketim Malları Sektörü: Son yıllarda çok rağbet gören bir sektördür. Kola, çikolata, cips gibi gündelik tüketilen ürünleri üreten ve satan, PG, Unilever, Ülker, Eti, Pepsi, CocaCola gibi firmalarda üretimden satışa birçok alanda çalışılabilir.

Danışmanlık Sektörü: Danışmanlık sektörü Endüstri Mühendisleri için oldukça popüler bir sektördür. İş analisti vb. gibi görevlerde çalışmaktadırlar.

Kamu Sektörü: Endüstri Mühendisleri devlette de oldukça fazla çalışma imkanına sahiptir. EPDK, BTK, TİB, Rekabet Kurumu, Kalkınma Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, KOSGEB gibi birçok kamu kurumunda endüstri mühendisleri çalışmaktadırlar.

Diğer Sektörler: Burada açını açıkça yazmadığımız sağlıktan turizme hemen her sektörde Endüstri Mühendisleri satış, pazarlama, iş analizi, üretim planlama, lojistik, finans, insan kaynakları gibi alanlarda çalışabilirler.

Bu vesileyle Endüstri Mühendisi Ne İş Yapar sorusuna da cevap vermiş olduk. Genelde çalışırken yapılan iş, işyerinde öğrenildiği için, önemli olan öğrenmeye açık bir vizyona sahip olabilmektedir ve Endüstri Mühendisleri bu vizyona fazlasıyla sahiptirler.

Endüstri Mühendisliği Nasıl Bir Bölümdür – Endüstri Mühendisliğinde Alınan Dersler

Endüstri Mühendisliği doğruyu söylemek gerekirse İşletme gibi bir bölüm değildir. Matematik bilgisinin yoğun olarak kullanıldığı bir bölümdür. Bu nedenle iyi bir sayısal beceri gerektirir.

Endüstri mühendisliği bölümünde alınan dersler limit, türev, integral, olasılık, lineer cebir, diferansiyel denklemler, istatistik gibi temel matematik dersleri, üretim planlama, lojistik, simulasyon gibi endüstri mühendisliği dersleri, seçmeli olarak işletme ve iktisat bölümlerinden temel dersler, temel bilgisayar programcılığı gibi bilgisayar mühendisliği derslerini içerir.

Endüstri Mühendisliği okurken genelde 2 yaz zorunlu staj, ve son sınıfta bitirme projesi yapılır. Sektörel iş deneyimi kazanmak adına oldukça faydalıdırlar.

Endüstri Mühendisliği Akademik Kariyer İmkanları

Endüstri Mühendisliği okuduktan sonra yurt içi ya da yurt dışında master ve doktora yaptıktan sonra üniversitede hoca olarak kalınabilir. Ayrıca akademik kariyeri işletme, iktisat, ekonomi ve finans alanlarında yapabilmek mümkündür.

 


Öfkelenince neden bağırırız?

Hintli bir ermiş öğrencileri ile gezinirken Ganj nehri kenarında birbirlerine öfke içinde bağıran bir aile görmüş. Öğrencilerine dönüp “insanlar neden birbirlerine öfke ile bağırırlar?” diye sormuş.

Öğrencilerden biri “çünkü sükûnetimizi kaybederiz” deyince ermiş “ama öfkelendiğimiz insan yanı başımızdayken neden bağırırız? O kişiye söylemek istediklerimizi daha alçak bir ses tonu ile de aktarabilecekken niye bağırırız?” diye tekrar sormuş.Öğrencilerden ses çıkmayınca anlatmaya başlamış: “İki insan birbirine öfkelendiği zaman, kalpleri birbirinden uzaklaşır. Bu uzak mesafeden birbirlerinin kalplerine seslerini duyurabilmek için bağırmak zorunda kalırlar. Ne kadar çok öfkelenirlerse, arada açılan mesafeyi kapatabilmek için o kadar çok bağırmaları gerekir.”“Peki, iki insan birbirini sevdiğinde ne olur? Birbirlerine bağırmak yerine sakince konuşurlar, çünkü kalpleri birbirine yakındır, arada mesafe ya yoktur ya da çok azdır. Peki, iki insan birbirini daha da fazla severse ne olur? Artık konuşmazlar, sadece fısıldaşırlar çünkü kalpleri birbirlerine daha da yakınlaşmıştır. Artık bir süre sonra konuşmalarına bile gerek kalmaz, sadece birbirlerine bakmaları yeterli olur. İşte birbirini gerçek anlamda seven iki insanın yakınlığı böyle bir şeydir.”

Daha sonra ermiş öğrencilerine bakarak şöyle devam etmiş: “Bu nedenle tartıştığınız zaman kalplerinizin arasına mesafe girmesine izin vermeyin. Aranıza mesafe koyacak sözcüklerden uzak durun. Aksi takdirde mesafenin arttığı öyle bir gün gelir ki, geriye dönüp birbirinize yakınlaşacak yolu bulamayabilirsiniz.

Çok güzel bir yazı sizde sevdikleriniz için bağırmak yerine onları anlamayı deneyebilirsiniz.  Sevdiklerinizi kırmamanız dileklerimle :) Kalpleriniz hep bir arada olsun…

Empati

Hiç yeni tanıştığınız bir insana, yaşam hakkında hissettiğiniz, ancak, yakınlarınıza bile ifade edemediğiniz içsel duygularınızı, ya da sır gibi sakladığınız bazı düşüncelerinizi anlatırken buldunuz mu kendinizi?

İşte o insan mutlaka bir “Empat”tır, algılayışı, şefkati ve anlayışının derinliğiyle sizi çekmiştir. O kişi, aslında biz fark etmeden, bizi fark etmiştir.

Kalbinizi açmayı tercih ettiğiniz “empat’’ dostlarınız varsa, onları adaptasyon örneği olarak tanımlayabiliriz. Kendilerini iyi tanır ve karşısındakilere yardımcı olmak için, ses tonlarını, beden dillerini durumdan duruma değiştirebilirler.

Bir başkasının ne hissettiğini algılamak doğuşsal bir yetenek. Bu yeteneğe sahip olanlar, insanlara nasıl yaklaşılması gerektiğini de doğal olarak bilir. Elbette bu güç insandan insana değişiyor ancak, kişisel gelişim için de gerekli. Bazen de, insanın kendini tanıması için ayna olabiliyor. Zaman zaman karşımızdakilerin hislerini kendi hissimiz gibi duyumsayabiliriz, o üzgünse, belki onun kadar üzülebiliriz. Ama bu özelliğimizin tam olarak farkında olamazsak, kendi hislerimizle karıştırıp, içselleştirerek daha karmaşık algılamalar edinmeye başlayabiliriz.

Üstün seviyede bir empat, bunları ayırt ederek, karşısındaki insanı rahatlatmaya yöneldiğinde, onları kendi hislerinden ayırmış olur. Bu yeteneğimiz, sadece arkadaş dost ve eşlere değil; yabancılara, bitki ve hayvanlara karşı da hassasiyeti getirir.

Görünen her şey, frekansların organize hali ve titreşimler dizini. Bu parçacıkların frekans düzeyleri sürekli bir etkileşim halinde. Düşünceler, kelimeler, belli bir enerjiyle güç alanı oluşturup bize yansıtıyor. Kelimelerin kaynağındaki hisler de algı alanımıza giriyor ve beden dili olarak ifade edilmese de söylenilmese de; bir empat tarafından algılanması çok güç olmuyor.

Empatlar; sanatsal yetenek sahibi, hayal gücü yüksek, çok yönlü, değişik ilgi alanlarına sahip, yardımsever, olumlu düşünmeyi seven, şefkatli ve sessizliği içinde yaşayabilen insanlardır.
Karşılarındakilerin iyi taraflarını görmeğe eğilimlidirler. Kendilerini içten, dürüst ifade ederler. Önyargısızdırlar. Çok objektif öz eleştiri yapabilirler. Hislerini rahatlıkla ifade ederken bunda da sıkıntı yaşamazlar.

Ne var ki, bu insanlar, genellikle hayal kırıklığı yaşar ve sık sık inzivaya çekilmek isterler. Çünkü başkalarından gelen hisleri yoğun hissetmek zordur, soyutlanmaları gerekebilir.

Zaten çok kalabalık ortamlar onları cezbetmez. Kendi iç hislerinden çok, dışarıdakileri hissetmek rahatsız edicidir. Uyumsuz enerji alanlarını, kötülükleri, tehlikeleri de kolayca algılarlar.

Empatları ‘’çevresini dinleyip, işitenler’’ olarak tanımlayabiliriz, sizde de bu yetenek fazla ise bundan rahatsız olup, zaman zaman soyutlamak istiyor ve
bu özelliğinizin fazla olduğunu düşünüyorsanız, sürekli huzursuz olmamak için, sadece izin verdiğiniz duyuların girmesine olanak tanıyan koruyucu bir kalkan oluşturmanız gerekebilir.

Enerjinizi çekebilecek durum ve insanlara karşı, zaman zaman gözlemci statüsüne girmeye çalışmak, ancak yardım istenildiğinde paylaşmak gerekir. Çünkü bu durum, bazen tanımadığımız kişilerin sıkıntılarını sanki bizimmiş gibi, ağırlığı ile hissetmeye yol açmaktadır.

Enerjisini verebilen empatların karşılarında, enerjilerini bilerek ya da bilmeyerek çeken insanlar bulunur.

Mesela auraları, yani psişik radyasyonları bir anlamda yapısal bozukluk taşıyan kişilerin, “Psişik Vampirlik” denilen, insan veya hayvandan enerji çekme özelliği gibi.

Aura, canlıların bedenlerinden yayılan ışınım halindeki elektromanyetik bir alandır ve sadece hassas kişilerce görülebilir.

Bazı insanlar ise daha farklıdır, anti empat gibi, sıfır ilgi gösterir, hislerini saklar, içine kapanıktır, onaylamaz, desteklemez, duygu ve düşüncelerini net ifade etmez. O zaman karşısındaki ilgili kişiler, ou cazip bulan kişiler de, sürekli onu düşünmeye başlar, hatta “Bende mi bir hata var” diye üzülerek, enerjilerini ona aktarmış olurlar.

Diğer yandan empatinin zıttı olan antipatik bir uzlaşmazlıkla, karşıt etki alanı yaratabilmeyi seven insanlar bulunur.

Hepsi için; her yeni günde, içsel huzurumuza yarayan bir güç toplamak adına, enerjimizin aktive edilebileceği çalışmaları az da olsa, sürekli uygulamak önemlidir.

Nefes çalışması, dua, farklı terapi teknikleri, meditatif çalışmalar, reiki, yoga türleri, aura temizleme, çakra dengeleme, konsantrasyon pratikleri gibi seçimlerden, uygun olanlar üzerinde yoğunlaşmamız mümkün.

Böylece yardım edebilme ve koruyucu kalkana sahip olma özelliği yerleşecektir.

Sonuçta, empati; doğru dozda kullanılması gereken bir güç ve yetenektir.

Geliştirildiğinde başarı ve çekicilik getirebilir.

Empati azlığında ise, karşı tarafın bakış açısını algılayamamaktan doğan haklılık iddiaları, saldırganlık, duyumsamazlık, egoizm, iletişim sorunları, vicdan azlığı gibi negatif psikolojik olgular ortaya çıkmış olur.

Tek taraflı empatinin olduğu bir aşk ise nefes alamaz…

 


  • Merhaba Dostlar;

    Levent Güven'nin Kişisel Bloguna Hoş Geldiniz, burada benim ve yaşadıklarım ile ilgili bilgilere ulaşabilirsiniz. İyi Sörfler :)

  • Son Yorumlar

    • Takvim

      Aralık 2014
      Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
      « Eyl    
      1234567
      891011121314
      15161718192021
      22232425262728
      293031  
    • Copyright © 1999-2012 Levent Güven'nin Kişisel Web Sitesi. Tüm Hakları Saklıdır.