Empati

Hiç yeni tanıştığınız bir insana, yaşam hakkında hissettiğiniz, ancak, yakınlarınıza bile ifade edemediğiniz içsel duygularınızı, ya da sır gibi sakladığınız bazı düşüncelerinizi anlatırken buldunuz mu kendinizi?

İşte o insan mutlaka bir “Empat”tır, algılayışı, şefkati ve anlayışının derinliğiyle sizi çekmiştir. O kişi, aslında biz fark etmeden, bizi fark etmiştir.

Kalbinizi açmayı tercih ettiğiniz “empat’’ dostlarınız varsa, onları adaptasyon örneği olarak tanımlayabiliriz. Kendilerini iyi tanır ve karşısındakilere yardımcı olmak için, ses tonlarını, beden dillerini durumdan duruma değiştirebilirler.

Bir başkasının ne hissettiğini algılamak doğuşsal bir yetenek. Bu yeteneğe sahip olanlar, insanlara nasıl yaklaşılması gerektiğini de doğal olarak bilir. Elbette bu güç insandan insana değişiyor ancak, kişisel gelişim için de gerekli. Bazen de, insanın kendini tanıması için ayna olabiliyor. Zaman zaman karşımızdakilerin hislerini kendi hissimiz gibi duyumsayabiliriz, o üzgünse, belki onun kadar üzülebiliriz. Ama bu özelliğimizin tam olarak farkında olamazsak, kendi hislerimizle karıştırıp, içselleştirerek daha karmaşık algılamalar edinmeye başlayabiliriz.

Üstün seviyede bir empat, bunları ayırt ederek, karşısındaki insanı rahatlatmaya yöneldiğinde, onları kendi hislerinden ayırmış olur. Bu yeteneğimiz, sadece arkadaş dost ve eşlere değil; yabancılara, bitki ve hayvanlara karşı da hassasiyeti getirir.

Görünen her şey, frekansların organize hali ve titreşimler dizini. Bu parçacıkların frekans düzeyleri sürekli bir etkileşim halinde. Düşünceler, kelimeler, belli bir enerjiyle güç alanı oluşturup bize yansıtıyor. Kelimelerin kaynağındaki hisler de algı alanımıza giriyor ve beden dili olarak ifade edilmese de söylenilmese de; bir empat tarafından algılanması çok güç olmuyor.

Empatlar; sanatsal yetenek sahibi, hayal gücü yüksek, çok yönlü, değişik ilgi alanlarına sahip, yardımsever, olumlu düşünmeyi seven, şefkatli ve sessizliği içinde yaşayabilen insanlardır.
Karşılarındakilerin iyi taraflarını görmeğe eğilimlidirler. Kendilerini içten, dürüst ifade ederler. Önyargısızdırlar. Çok objektif öz eleştiri yapabilirler. Hislerini rahatlıkla ifade ederken bunda da sıkıntı yaşamazlar.

Ne var ki, bu insanlar, genellikle hayal kırıklığı yaşar ve sık sık inzivaya çekilmek isterler. Çünkü başkalarından gelen hisleri yoğun hissetmek zordur, soyutlanmaları gerekebilir.

Zaten çok kalabalık ortamlar onları cezbetmez. Kendi iç hislerinden çok, dışarıdakileri hissetmek rahatsız edicidir. Uyumsuz enerji alanlarını, kötülükleri, tehlikeleri de kolayca algılarlar.

Empatları ‘’çevresini dinleyip, işitenler’’ olarak tanımlayabiliriz, sizde de bu yetenek fazla ise bundan rahatsız olup, zaman zaman soyutlamak istiyor ve
bu özelliğinizin fazla olduğunu düşünüyorsanız, sürekli huzursuz olmamak için, sadece izin verdiğiniz duyuların girmesine olanak tanıyan koruyucu bir kalkan oluşturmanız gerekebilir.

Enerjinizi çekebilecek durum ve insanlara karşı, zaman zaman gözlemci statüsüne girmeye çalışmak, ancak yardım istenildiğinde paylaşmak gerekir. Çünkü bu durum, bazen tanımadığımız kişilerin sıkıntılarını sanki bizimmiş gibi, ağırlığı ile hissetmeye yol açmaktadır.

Enerjisini verebilen empatların karşılarında, enerjilerini bilerek ya da bilmeyerek çeken insanlar bulunur.

Mesela auraları, yani psişik radyasyonları bir anlamda yapısal bozukluk taşıyan kişilerin, “Psişik Vampirlik” denilen, insan veya hayvandan enerji çekme özelliği gibi.

Aura, canlıların bedenlerinden yayılan ışınım halindeki elektromanyetik bir alandır ve sadece hassas kişilerce görülebilir.

Bazı insanlar ise daha farklıdır, anti empat gibi, sıfır ilgi gösterir, hislerini saklar, içine kapanıktır, onaylamaz, desteklemez, duygu ve düşüncelerini net ifade etmez. O zaman karşısındaki ilgili kişiler, ou cazip bulan kişiler de, sürekli onu düşünmeye başlar, hatta “Bende mi bir hata var” diye üzülerek, enerjilerini ona aktarmış olurlar.

Diğer yandan empatinin zıttı olan antipatik bir uzlaşmazlıkla, karşıt etki alanı yaratabilmeyi seven insanlar bulunur.

Hepsi için; her yeni günde, içsel huzurumuza yarayan bir güç toplamak adına, enerjimizin aktive edilebileceği çalışmaları az da olsa, sürekli uygulamak önemlidir.

Nefes çalışması, dua, farklı terapi teknikleri, meditatif çalışmalar, reiki, yoga türleri, aura temizleme, çakra dengeleme, konsantrasyon pratikleri gibi seçimlerden, uygun olanlar üzerinde yoğunlaşmamız mümkün.

Böylece yardım edebilme ve koruyucu kalkana sahip olma özelliği yerleşecektir.

Sonuçta, empati; doğru dozda kullanılması gereken bir güç ve yetenektir.

Geliştirildiğinde başarı ve çekicilik getirebilir.

Empati azlığında ise, karşı tarafın bakış açısını algılayamamaktan doğan haklılık iddiaları, saldırganlık, duyumsamazlık, egoizm, iletişim sorunları, vicdan azlığı gibi negatif psikolojik olgular ortaya çıkmış olur.

Tek taraflı empatinin olduğu bir aşk ise nefes alamaz…

 

yazar Levent Güven (18 Posts)